Taze meyvelerden belki de en müptelası olduğumuz meyvedir erik. Hoşafı, kompostosu, reçeli ve pekmezi de yapıldığı için aslında sadece bahar ve yaz aylarında değil, 12 ay bizimle beraberdir. Türkiye’de eriğe bahar aylarında hemen hemen her bahçede rastlamak mümkündür ve nerdeyse herkes, çocukken erik ağaçlarına birkaç kez dadanmıştır..

Sulu sulu eriklerin yanında biraz da tuza kimse hayır diyemez. Eriği bizim için önemli kılan tek şey ise faydalarıdır. Tabir yerindeyse saymakla bitmiyor eriğin faydaları. Kalp ve böbrek hastaları için birebir olan erik, romatizmalı hastalıklara ve de sindirim rahatsızlığı çekenlere çok faydalı oluyor. Ayrıca B vitamini deposu olması da cabası.. Bunun yanında potasyum ve magnezyum mineralleri açısından da zengin bir meyve olması onu vazgeçilmez kılıyor.

Eriğin sahip olduğu zengin vitamin içeriği, çeşitli hastalıklara karşı gösterdiği olumlu etkiler ve düşük kalorisi, faydasını kanıtlıyor. Düşük kalorisi nedeniyle diyet uygulayan kişilerce de tercih edilen meyvelerin başında geliyor. İklimi bakımından çok şanslı olan Türkiye’de ilkbahardan yaz sonuna kadar çeşit çeşit erik bulmanın mümkün olması da eriğin değerini arttırıyor. Eriğin bağırsak etkinliğini arttırıcı etkisi bulunuyor. Ayrıca potasyum ve magnezyum minerali açısından da zengin bir meyve olduğu biliniyor. Eriğin regl düzenleyici, idrar söktürücü ve terletici özellikleri de bulunuyor. Çiğ erikte çeşitli minerallerin yanı sıra C, A ve E vitaminleri ile beta karoten de bulunuyor.

Erik komposto, reçel ve marmelat şeklinde tüketildiğinde ilave edilen şekerden dolayı değeri arttığı için vitamin ve minerallerden daha sağlıklı bir şekilde yararlanılabiliniyor. Taze olarak tüketimi öneriliyor. Anadolu’da kurutularak da tüketilen eriğin besin değerinin tazesine göre daha yüksek olduğu da bilinenler arasında. Ayrıca pişirilmeden tüketilmesi de tavsiye ediliyor.

Çağlasını ilkbaharda, olmuşunu ilkbahardan sonbahara kadarki dönemde ve kurutulmuşunu yıl boyunca severek yediğimiz eriğin ağacı, gülgillerden. Dünyanın pek çok bölgesinde yetiştirilen çeşitli erik ağaçları, ülkemizin hemen hemen her yerinde de yetiştirilebiliyor ve bu yüzden çok şanslıyız. Meyvelerin olgunlaşma dönemlerine göre erikler; erkenci caneriği, yaz ortalarında olgunlaşan Japon ya da İtalyan eriği ve ağustosta olgunlaşmaya başlayan Avrupa eriği olarak ana gruplara ayrılıyor. Bu gruplarda yer alan ağaçlar, 4-12 m. kadar boylanabiliyor. Farklı biçim ve büyüklükteki meyvelerinin ince kabuğu, türlere göre yeşil, sarı, kırmızı ya da mor renklerdedir.

Meyvenin gene çeşitli renklerde olan eti, sulu, mayhoş ya da tatlı, meyvenin ortasındaki tek çekirdeği serttir. Kuru eriğin besin değerleri tazesine göre daha fazladır. Ayrıca pişirilmeden yenmesi daha yararlıdır; kompostosu ya da hoşafı yapıldığında vitamin değerleri düşer ama içine şeker katıldığından kalori ve karbonhidratı artar.

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Top